DERİN DÜNYA SEYAHATİ-6

DERİN DÜNYA SEYAHATİ-6

KÜRSELCİLERİN KÖKENİ NERDEN GELİYOR

BİN YILCILIK / MİLENYUMCULUK

Antik Mısır’da her bin yılda bir kıyametin kopacağına inanılıyordu ve her bin yıl kıyameti için hazırlıklar yapılıyordu. Antik Mısır yıkıldıktan sonra, bu derin inanç, Hristiyan ruhban sınıfınca sanki yeni bir kehanetmiş gibi sunularak, aynı şekilde Hristiyanlıkta da devam ettirilmiştir.

Bu inanca göre bin yılın sonunda kıyamet kopacak ve Hz. İsa son savaş olan armageddon savaşını yönetmek ve dünyayı kötülerde kurtarmak üzere yeniden dünyaya inecektir. Bu inanış halen derinden derine devam etmektedir. Hristiyan ruhban sınıfı, Hz İsa’nın ölüm tarihi olan 0039 sonraki bin yılın sonunda geri döneceğini var sayarak, Hz. İsa’nın vekili olarak görev yapmak üzere bir papa listesi hazırlamıştır, birinci bin yılın sonunda kıyamet kopmayınca ve Hz. İsa geri gelmediği İçin, bu defa, ikinci bin yıl için Hz. İsa gelinceye kadar vekâleten görev yapmak üzere, yeni bir papa listesi hazırlanmıştır.

İkinci listede, 266 Hz. İsa vekili papa ismi yer almıştır, bu listenin en sonunda yer alan ve 2039 yılına kadar görev yapacak olan 266. Papa 1. Francis ile birlikte kıyamet kopmazsa ve Hz. İsa dünyaya gelmezse, üçüncü bin yıl için, Hz. İsa’yı dünyada vekâleten temsil edecek yeni bir bin yıllık papa listesi yapılacaktır.

Bin yılcılığın, temel mantığı; Bin yılın sonunda kıyamet kopacaktır ve Hz. İsa Mesih Dünyaya yeniden gelecektir. Ancak kıyametin sonunda cennete gitmek için dünyanın Hristiyanlaştırılmasına çalışmak mecburidir. Yani Dünyayı en çok Hristiyanlaştıranların öbür dünyada cennete gideceğine inanıyorlar. Bu sebeple,

Bin yılcılar, her bin yılın sonu yaklaştıkça, daha çok heyecanla ve daha çok bir acele ile dünyayı daha çok Hristiyanlaştırmak için dünyada daha çok savaşlar çıkartarak hedeflerine ulaşmak istiyorlar.  

Örneğin;

2039 yılının çok yaklaştığını düşünerek, 1939 yılında 2.Dünya savaşını çıkarttılar, dünyanın tamamını zorla Hristiyanlaştırmak istediler, ancak başaramadılar, şimdi ise, 2039 yılının dolayısıyla kıyametinde çok yaklaştığını düşünerek, dünyayı zorla da olsa daha çok Hristiyanlaştırmak için dünyayı ateşe verip yakmak istiyorlar.

Anlaşılan ve gözüken, bin yılcı/kıyametçiler önümüzdeki dönemde eğer başarabilirlerse, Dünyada bir savaş çıkararak dünyayı yaşanmaz hale getireceğe benziyor, inanışa göre, kıyametle birlikte, Tanrı Dünyayı kötülerden kurtarmak üzere,  Mesihi dünyaya gönderecek böylece Hz. İsa,  Armageddon savaşı ile birlikte kötüleri yok edecek böylece tüm yönetimler sona erecek artık dünyayı bir peygamber yönetecek ve dünyada bir daha savaş olmayacaktır.

ARMAGEDON KIYAMETİNİN ATLILARI

Küreselci Evanjelistler ile (Evanjelist kelimesi, Grekçe evangelion kelimesinin İngilizcesi olup “müjde” anlamına gelir) Siyonist kabalist Yahudiler yer kürenin sahibi biziz diyorlar, bu sebeple dünyanın krallığı da bizim olmalı diyorlar, işte bunu dünya milletlerine kabul ettirmek için tarihi ve ilahi dayanağa ihtiyaç duymaktadırlar, bu ihtiyaçlarına en uygunlardan birisi de armagedon savaşı ve Arzı Mevdudur, önce armagedon savaşının tasarımına bakalım,

Şöyle ki;

Armagedon savaşının, eski ahit ve yeni ahit olarak da anılan (yani Tevrat, Zebur ve İncil’in toplamında oluşan) kutsal kitapta geçen vahiylere dayanılarak bu savaşın insan yönetimleri ile Tanrı’nın arasında yapılacak son savaş olacağı,

Bu savaşın, dünyada sıkıntıların hat safhaya ulaştığı, yani kıyamet alametlerinin belirginleştiği bir zamanda gerçekleşeceğini,

Bu savaşın sonunda tüm insan yönetimlerinin sona ereceği,

Savaşın, İbranice dilinde, armagedon olarak anılan bir bölgede başlayacağı ve tüm dünyayı kapsayacağı,

Hz. İsa’nın, dünyaya ikinci defa geleceğini ve göklerdeki meleklerde oluşan bir ordu ile eski Babil ruhunu temsil eden, tanrının düşmanlarına karşı bu savaşı yöneteceği,

Savaşta, yıkıcı depremlerin olacağı, şiddetli yağmur ve dolu yağacağı, büyük yangınlar çıkacağı,  gökten kükürt yağacağı, kör edici şimşeklerin çakacağı,  yaygın ve öldürücü hastalıkların yayılacağı, böylece dünya yüzünde tanrının düşmanlarının yok edileceği ve sadece tanrının hizmetçilerinin sağ kalacağı ve bu savaşın sonunda,  

Dünyadaki tüm ulus devletler yok olacak, sadece tanrısal dünya krallığı kurulacak, Şimdi kendilerine neden küreselci dedikleri daha iyi anlaşılıyor değil mi,

Dünyanın merkezi ve tek başkenti Kudüs olacak,

Tüm ordular yok olacak, sadece küresel ordu olacak, yani kısacası yeni bir dünya düzeni kurulacaktır. Neden yeni dünya düzeni diye yayın yapıldığı daha iyi anlaşılıyor olmalı,

Görüldüğü gibi Kabalacı (Kabalacılığın temeli antik Mıısır hermetizimi ve Babil’in Maji kültürüdür) Yahudiler ve evangelistler, menfaat için her şeyi kendilerine mal etmeye çalışıyorlar, kıyamette bile menfaat bekliyorlar, hatta kıyamet için (Tanrıyı kıyamete zorlamak için) ellerinde geleni ardına koymuyorlar,

Armagedon savaşında tanrıya yardımcıları olacaklarını, kendilerinin tanrının tarafında yer alacaklarını, tanrının dostu olduklarını, Müslümanların ise tanrının düşmanı olduğunu dolayısıyla armagedon savaşının Müslümanlara karşı yapılacağını her yerde yaymaya devam ediyorlar.    

Armagedon savaşının Mezopotamya bölgesinde olacağına inanıyorlar ve iddia ediyorlar ve bu yolda bütün gücü ile çalışıyorlar (Mezopotamya, kelimesi Dicle ve Fırat nehirleri arasında yer alan bölgenin adıdır)

Ayrıca, Yahudiler, Afrika’nın Nil nehri ile Erzincan’da doğup Basra körfezine dökülen Fırat nehri arasında kalan yerlerin kendilerine vaat edilmiş topraklar (Arz’ı Mevdu) olduğunu iddia ediyorlar.  

İşte görüldüğü gibi kabalist Yahudiler ve evanjelistler, burada bir ilahi temel oluşturmak için, armagedon savaşını ve vaat edilmiş toprakların (Arz’ı Mevdu) sınırlarını getirip Ortadoğu’dan çizdikten sonra, yani burada sözüm ona haklı bir dünya savaşı patlatıp bir dünya krallığı kurmak istiyorlar

Bunun için günümüzde bölgedeki Kürtlere devlet kuralım bahanesini kullanıyorlar, dünyanın tüm ordularını Suriye ye yığarak bölgeyi kan gölüne çevirmiş durumdalar, nihai amaçları Türkiye’ yi bölmek ve toprakları ele geçirmektir.

Yeni bir seyahatname yazısında buluşmak üzere sağlıklı, mutlu ve muhabbetle kalın, Rıza Çubuk.

Not. Yazı derin dünya 7 olarak devam edecektir.

Yazar

Gezdikçe; Dünyası büyüyor,hedefleri çoğalıyor, ön yargıları azalıyor, gönül zenginliği artıyor, ibret alıyor … Gezdikçe; Kendini keşfediyor, keşfettikçe başka eksiklerini görüyor, eksikleri farklı şeylerle tamamlıyor, tamamlarken öğreniyor, öğrenirken öğretiyor, öğretirken daha iyi anlıyor, daha iyi anladıkça daha çok öğrenmek istiyor, daha çok öğrenmek istedikçe gezme arzusu daha da artıyor… Geziyorum, tecrübe ediyorum ve bunları fotoğraflarımın yanında yazılarımla paylaşıyorum. Bu paylaşımın özünde, hayatımızı, çevremizi ve diğer tüm hayatları elimden geldiğince sosyal tarihin sayfalarına aktarmaya çalışıyorum… Aslında, geçici göç olarak tarif edebileceğimiz seyahat etmeyi, İnsan hayatının başlangıcı ile sonu arasında devamlı bir biçimde var olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle, göç insanın kaderidir, demek yanlış olmayacaktır sanıyorum…