SAMSUN SEYAHATİ

SAMSUN SEYAHATİ

İKİ IRMAK ARASINDA AKAN “BİR YILDIZ!”

Samsun şehri, çok geniş, bir kültür yelpazesinin rüzgârı ile ilerlemeye devam etmektedir… Samsun’da; Bir yandan, Anadolu’nun küçük bir şehrinin neşesi ile hafifler ve çocukluğunuzu hatırlarsınız… Diğer yandan, Metropol şehirlerinin imkânlarını elinizin altında ve ayağınızın dibinde bulursunuz…

Bir tarafından, Bafra burnunda, Karadeniz’e dökülen, Kızılırmak; Diğer tarafından, Çarşamba ovasında, bir yaygı gibi yayılıp, sonrada Karadeniz’e dökülen, Yeşilırmak’ın arasında kurulmuş, adeta bir yeryüzü cennetidir.

Bir kavşak şehri olan, Samsun’un güneyinde yüksek dağlar yer almaktadır. Bu yüksek dağlarla, kıyı arasında çok sayıda yayla vardır.

İlk adı ”Aminos” ikinci adı “Canik” olan, Samsun’un merkez nüfusu yaklaşık 650 bin civarındadır. Samsun, en az otuz değişik, şehirde göç almış, Karadeniz’in devasa bir şehirdir…

Türkiye’nin temellerini atmak için; 19 Mayıs 1919 Tarihinde, ilk ayak basılan, şehir olan, Samsun; Bu tarihi olaydan sonra, Dünya tarih sayfalarında, yerini daha sık almaya başlamıştır…

S (1)Vezirköprü

HALK SAMSUN’A “ ÜÇ” İSİM VERMİŞTİR

1100 Yıllarında, Samsun’un, fetheden Danişmentli’ler; Sadece şehrin merkezi olan, Amisos’u ele geçirmemişlerdi…! Bunun üzerine, Amisos’un hemen yanındaki, Kale denen bölgeye, yeni bir şehir kurdular..! Bu yeni şehri kuran, Danişmentli’ler, kendi şehirlerine, “Müslüman” eski şehre de “Kâfir” dediler…

Bu iki şehrin halkları, tam 300 yıl, yan yana yaşadılar.  Daha sonra, “Kafir Samsun” denen “Amisos” Çıkan bir yangın ile felakete uğradı..! Bu yangından sonra, halk buraya “Kara Samsun” dedi… Böylece, artık, Kâfir Samsun adı ’da mazide kalmış oldu…

1 (69)

EN KOLAY GEZİ ROTASI 

Samsun şehrini, ilk olarak 18 Nisan 1997 tarihinde ziyaret edip gezmiştim. Bundan sonra da Samsun şehrini ve ilçelerini, defalarca ziyaret etmiştim. Buna rağmen, Samsuna doymak için 10 Ekim 2013 tarihinde toplu bir gezi gerçekleştirmek üzere yola çıkmıştım ve şöyle bir rota izlemiştim..! Çorum’un Kargı ilçesinde, Sinop şehrinin, Durağan ilçesine, sonra sırasıyla, Alaçam, Bafra, Vezirköprü, Havza, Lâdik, Samsun merkezi, Çarşamba ve Terme ilçesinde seyahatimi bitirmiştim.

Samsun’da gezilecek yerleri tarif etmeye gerek yok… Çünkü! Samsun’da nereyi gezerseniz gezin, her yanı görülesi bir yeryüzü cennetidir…

Adını, Köprülü Mehmet Paşadan alan, Vezirköprü ilçesi; 350 yıllık “Taş Han” 100 yıllık “Saat Kulesi” ve 350 yıllık “Bedesten” ile tarihi yüzünü ortaya koymaktadır. Ayrıca, Oymaağaç köyünde Hitit antik kenti harabeleri bulunmaktadır. Tarihte “Celali isyanlarının” yaşandığı bu ilçe ’ye,  Durağan’da gelmiştim. Bu yolda oldukça çok heyelan vardır.

Havza ilçesi, tam bir yol üstü turizm ve termal merkezidir. Havza’da her evde ve her otelde termal suyu var. Bu termal suyu ile duş aldığınızda; Ne kadar yorgun olursanız olun. Annenizden yeni doğmuş gibi olursunuz…

Lâdik ilçesine; Yeşillikler içindeki, tarihi bir yayla, diyebiliriz…  Ladik, Amasya sınır ilçesidir. Ve yol Taşova ilçesine bağlanır.

Çarşamba ilçesi tam bir göçmen diyarıdır. Çok uzun dağları ve deltaları kat edip gelen ve Çarşambanın “Civa Burnunda” Denize dökülen yeşil ırmak; Çarşambayı da, adı gibi, yem yeşil yapmıştır… Oturup seyretmek gerekir…  İlçe merkezinde bulunan ve görülmesi gereken; Göğceli camii, 1200 yıllarında Selçuklular tarafından tamamen ahşaptan ve çivi kullanılmadan yapılmıştır…

Sivas şehrindeki Kızıldağ’dan doğup, yanık bir özlemle 1150 Km. Yol alıp, yorulduktan sonra; Bafra ovasıda dinlenmeye çekilen, “Kızılırmak” Bafra’yı tütün yaprakları ile sarıya boyamıştır… 12 Ekim 2013 tarihinde Bafra’da sohbet ettiğimiz, Tuncay isimli abi, Kızılırmak üzerindeki Çetinkaya köprüsü için şu hikâyeyi anlatmıştı; Kızılırmak üzerinde eskiden tahta köprü varmış. Gelenek olarak gelinler, eskiden atla alınmaya gidilirmiş… İşte bu gelin alaylarında birisi, buradan geçerken atların ürkmesi ile bir karışıklık meydana gelir ve tahta köprü yıkılır. Gelin alayı ırmağa dökülüp boğulur. Bu olay yörede acı bir anı bırakır… O gün bu gündür..! Boğulan bu gelin alayının anısına bu köprüden geçmek gelenek olmuştur… Her gelin alayı muhakkak bu köprüden geçemeye devam etmektedir…

S (2)Ladik

NEREDE KALINIR ?

Samsun şehir merkezinde, Hilton ve Sheraton otelleri de dâhil, çok sayıda beş yıldızlı ve dört yıldızlı otel bulunmaktadır. Ayrıca, orta halli, üç yıldızlı ve iki yıldızlı otel bulmak çok kolay…

Havza ilçesi, zaten tam bir turizm merkezi sayılır… Çok sayıda, termal otel mevcuttur. Örneğin, Tursan termal otelde kalmıştım. Telefonu 0361 714 45 15

Bafra ilçesinde, Sevgi, Mis ve San otelleri mevcuttur. Vezirköprü ise zaten koca bir kent sayılır… Yok, yok AVM’si dahi var. Samsun’un neresinde olursanız olun, hiç bir yerde otel sıkıntısı yaşamazsınız…

SAMSUN TERMETerme

NEREDE NE YENİR ?

Samsun’da; Özel olarak yapılan, yemeklerin başında; “Tirit” ve “Pide” gelir.  “Tirit” Kaz eti, pirinç ve yufka ile yapılır. Bu yemek. Çarşamba ilçesinin özel yemeğidir. Daha sonra Samsun’un diğer bölgelerine de yayılmıştır…

“Pide” ise özellikle, Bafra ilçesinde özel bir biçim ve özel bir lezzetle yapıldığı için; “Bafra Pidesi” olarak anılmaktadır… Bafra’da, “Bafra Pidesi” Yemek için ilçenin hemen girişinde, caddenin sağında yer alan, Hanedan Restoran, gerçekten Kalem gibi pide yapmaktadır… Telefonu: 0362-544.29 39

Vezirköprü de, yöreye has olarak yapılan, “Oymaağaç Kebeb”ı,  Oğlak etinde yapılır. Yılın Mayıs ile Kasım, ayları arasında yapılan, bu çok lezzetli, Kebap…! Çorum’da yapılan “Sırık Kebabı’na” benzer… “Oymaağaç Kebabı” Özel yapılmış fırınlarda pişirilir.

Samsun’un merkezinde iseniz..!  Lezzetli ve kaliteli yemek için; Belediye meydanında bulunan, çok eski, “Oskar Restoranda” Çok çeşitli yemekler ve lezzetli bulabilirsiniz… Telefonu 0362-431 20 40

Balık yemek için; Limandaki balık halinin, yanında bulunan; “Fevzi’nin Yeri’ne” giderseniz memnun ayrılırsınız…

İyi pideyi, şehrin her yerinde bulabilirsiniz. Ancak; Atatürk Bulvarı üzerindeki, “Gülhan Restoranda” her çeşit pide, daha bir lezzetli… Burada ayrıca, çeşitli yemeklerde sunulmaktadır… Telefonu: 0362-457.50.01

SAMSUN’UN SİMGELERİ

Samsun; Eski kaynakların, Herodot’a dayandırdığı kayıtlara göre, antik çağda, savaşçı kadınların yönettiği, bir kavim olan, “Amazonların” Başkentidir…

Kurtuluş savaşında, Anadolu’nun savunulması için ilk uyanan..! Bu şehrin günümüzdeki önemli simgeleri; Hukuk ve siyaset adamı; Ali Fuat Başgil, Güreşte defalarca şampiyon olmuş, Dünyaca tanınan, Yaşar Doğulu, Halk müziği sanatçısı Yıldıray Çınar, Orhan Gencebay ve Bafralı Fatma çavuş…

Fatma Çavuş; 1897- 1963 yılları arasında yaşamıştır. Bafralı Fatma Çavuş; Kurtuluş savaşı yıllarında, Dağköy’de, düşman çetelerine karşı verilen, çetin mücadelenin lideri ve çavuşuydu..! Yeni bir seyahatname yazısında buluşmak üzere, Sağlıklı, sevgi ve muhabbetle kalın. Rıza Çubuk.

Yazar

Gezdikçe; Dünyası büyüyor,hedefleri çoğalıyor, ön yargıları azalıyor, gönül zenginliği artıyor, ibret alıyor … Gezdikçe; Kendini keşfediyor, keşfettikçe başka eksiklerini görüyor, eksikleri farklı şeylerle tamamlıyor, tamamlarken öğreniyor, öğrenirken öğretiyor, öğretirken daha iyi anlıyor, daha iyi anladıkça daha çok öğrenmek istiyor, daha çok öğrenmek istedikçe gezme arzusu daha da artıyor… Geziyorum, tecrübe ediyorum ve bunları fotoğraflarımın yanında yazılarımla paylaşıyorum. Bu paylaşımın özünde, hayatımızı, çevremizi ve diğer tüm hayatları elimden geldiğince sosyal tarihin sayfalarına aktarmaya çalışıyorum… Aslında, geçici göç olarak tarif edebileceğimiz seyahat, İnsan hayatının başlangıcı ile sonu arasında devamlı bir biçimde var olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle, göç insanın kaderidir, demek yanlış olmayacaktır sanıyorum…