MANİSA SEYAHATİ

MANİSA SEYAHATİ

SPİL DAĞININ ZÜMRÜDÜ; MANİSA!
Özlem dolu… Ege sahillerine ulaşmak için; Son geçit olan, Manisa şehri; Gediz’in bağrına sığınmış ve Spil dağının güneyine yayılmış, bir zümrüt gibi parlamaya devam etmektedir…
İnsanoğlu ‘nun tarih boyunca, arkasında bıraktığı, her bir kültürün izini, bünyesinde taşıyan, bir şehir. Manisa!..
Sayısız tarihi mekana ve esere, ev sahipliği yapan, bu şehri; Her yanı ile anlatmak mümkün değil… Ancak, Ben gezdiğim gördüğüm hissettiğim gözlemlediğim ve yaşadıklarımı yazmaya ve anlatmaya çalışacağım.

Not: Yazının tamamını yakında yayınlayacağım.

Yazar

Gezdikçe; Dünyası büyüyor,hedefleri çoğalıyor, ön yargıları azalıyor, gönül zenginliği artıyor, ibret alıyor … Gezdikçe; Kendini keşfediyor, keşfettikçe başka eksiklerini görüyor, eksikleri farklı şeylerle tamamlıyor, tamamlarken öğreniyor, öğrenirken öğretiyor, öğretirken daha iyi anlıyor, daha iyi anladıkça daha çok öğrenmek istiyor, daha çok öğrenmek istedikçe gezme arzusu daha da artıyor… Geziyorum, tecrübe ediyorum ve bunları fotoğraflarımın yanında yazılarımla paylaşıyorum. Bu paylaşımın özünde, hayatımızı, çevremizi ve diğer tüm hayatları elimden geldiğince sosyal tarihin sayfalarına aktarmaya çalışıyorum… Aslında, geçici göç olarak tarif edebileceğimiz seyahat, İnsan hayatının başlangıcı ile sonu arasında devamlı bir biçimde var olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle, göç insanın kaderidir, demek yanlış olmayacaktır sanıyorum…