GAZİANTEP SEYAHATİ

GAZİANTEP SEYAHATİ

GAZİANTEP’DE YOL TARİFİ
2003 Yılı Eylül ayında Gaziantep de seyahat ediyorduk. Gündüz saat 12.00 sularında Şehir merkezinde çıkıp Otogara gitmek istiyorduk.
Bulunduğumuz caddedeki bir esnafa Otogara nasıl gidebilirim diye sordum. Adam biraz düşündü etrafına baktı ve şöyle dedi. “Otogar epeyi uzak tarif etsem de bulabilmen biraz zor sen en iyisi şu giden Belediye otobüsünü takip et O seni Otogara çıkarır dedi.” Bunun üzerine Belediye otobüsünü takip etmeye başladım bir süre sonra baktım çok geç kalacağım Belediye otobüsü her durakta duruyor tabi. Birkaç sokak cadde geçtikten sonra bari buradan başka bir esnafa sorayım diye düşündüm.
Bu defa bulunduğumuz sokakta bir esnafa ben Otogara nasıl gidebilirim diye sordum. Adam bana abi otogarı tarif etmek zor. “Sen en iyisi bu sokakta geçen Belediye Otobüslerini takip et Otobüsler seni Otogara çıkarır dedi.” Adama hiçbir şey demedim, biraz tebessüm ettikten sonra bu kadarda tesadüf olmaz diye düşünerek ve kendi kendime gülerek kuzeye yönelip otogarı bir şekilde buldum.
G (4)Gaziantep
MİNİBÜSLER TAM BİR DAİRE ÇİZİYORLAR
Gaziantep şehri yerleşimi dairesel bir şekildedir, bu sebeple şehir içi yolcu minibüslerinin çoğu şehri dairesel olarak kat ederek aynı yere gelirler. Tarih 9 Eylül 2003’de Gaziantep’i daha yakında görmek için şehir için minibüsleri ile gezmeye karar vermiştik.  Minibüs epeyce cadde ve sokak geçtikten sonra, Yanımda oturan bir abinin elinde ağzı açılmış yarım paketler halinde çok çeşitli sigaralar ve çeşitli boylarda değişik bardaklara olduğunu fark edince, Abiye bunları ne yapıyorsun diye sordum. Adam bizim yakında düğünümüz varda.!! Bunlarda düğün için tanıdıklara dağıtacağım okuntular dedi. Okuntunun ne anlama geldiğini bilmediğimizi anlayan adam, sözüne devamla şöyle dedi. Okuntu; Davetiye demektir. Bizim burada eşe dosta davetiye yerine bunları dağıtırız. Bardakları yakın akrabalarımıza sigaraları da diğer tanıdıklara dağıtırız dedi.
G (9)Gaziantep
BAKIR TULUKLU SEBLCİLER BEDAVA ŞERBET DAĞITIYORLAR
Gaziantep’te tarihsel bir geçmişe sahip ve artık bir geleneksellik kazanmış şerbetçiler halen işlek caddelerde sebil yapmaya devam etmektedirler. Biz şerbetin tadını ve sebilin nasıl yapıldığını oradan öğrendik. Meyan kökünde elde edilen şerbetin ilk içildiğinde acımsı bir tadı vardır, ancak ağzınızda uzun süreli ferahlatıcı bir tat ve koku bırakıyor. İlk defa gördüğümüz için merak edip şerbetçileri bir süre seyredince sebilin nasıl yapıldığını öğrenmiştik. Orada geçen Bazı insanlar, hayırda bulunmak maksadıyla,  Şerbetçiye belirli, bir sayıda şerbeti isteyenlere dağıtması için para ödeyip gidiyorlar, Bunun üzerine şerbetçi “Sebil var…! Sebil var..! “ diye bağırmaya başlıyor ve insanlar sıraya girip şerbetlerini alıp içiyorlardı.
Beyaz üniformalı ve başları beyaz şapkalı olan, Şerbetçilerin sırtlarında bakırdan yapılmış büyük bir ibriği andıran sarı renkli şerbet tulukları bulunmaktadır. Önlerinde ise dört beş bardaklık bir raf asılıdır. Bardakları doldurmak için ibriğin alt kısmında ve sol yanında uzanan musluklu ağızdan şerbeti bardaklara doldurarak içenlere dağıtıyorlar.
G (15)Gaziantep
GEZİP GÖRDÜĞÜMÜZ YERLER
Gaziantep de dört adet müze var, biz sadece birisini gezdik. Gaziantep kalesini, tarihi Ömer iye camisini, Bakırcılar çarşısını, Almacı pazarını, Bayaz hanı, Kürkçü hanı, Tütün hanı, Gümrükçü hanı, Bedesteni, gezip görüp çok mutlu olmuştuk, Sizde buraları gezdiğinizde her türlü ipekli kumaşlar, Sedef kakma hediyeler, Bakır eşyalar ve gümüş takılar alabilirsiniz. Gaziantep’in yöresel yemeklerini tadabilirsiniz. Gaziantep şehrinin tadına vardığınızda fırsat buldukça bir ayağınız daima Gaziantep’te olmak ister.
G (13)Gaziantep
GAZİANTEP SEVGİ-BOLLUK VE BEREKETLE DOLU
Gaziantep şehri, hemen tüm Dünyaca tanınan marka olmuş, bereket, sevgi ve bolluk şehridir. Gaziantep’te üretim sanatı geniş halk kitlelerine yayılmıştır. Örneğin; Yorgancılık, Bakırcılık, Kilimcilik, Sedef kakmacılığı, gibi birçok el sanatı içeren üretimler yapılmaya devam etmektedir.  Gaziantep’in çevresinde bulunan komşu illerde şöyle bir kabul vardır, Eğer kendi şehirlerinde bulunmayan bir mal yâda hizmeti Gaziantep’te bulacağını bilirler ve gidip Gaziantep’te alırlar.
Gaziantep bir sanayi şehridir, ayrıca önemli bir tarım üretim şehridir. Zeytin, Fıstık, Biber, bağ ve bostan gibi birçok tarım üretimi ile bir bereket ve bolluk şehridir.
Kendine özgü ve Dünyada menşur olmuş yemekleri Gaziantep’in çok derin bir köke sahip kültürünün açık bir örneğidir.
Gaziantep’te Arapça dil vurgusu ile konuşulan Türkçe ve insanların içinden gelip yüzüne ve diline yansıyan sevginin sonucunda, Gazianteplinin tatlı dilli olduğu artık tarih kayıtlarına ve kültür tarihine geçmiştir.
Gaziantep tarih boyunca önemini her zaman koruyan bir coğrafyada yer almıştır. Gaziantep tarihi İpekyolu üzerinde bulunmaktadır. Bu sebeple de Gaziantep tam bir kültür zenginidir.Yeni bir seyahatname yazısında buluşmak üzere, Sağlık, sevgi ve muhabbetle kalın. Rıza Çubuk.
G (14)Gaziantep
[embedyt]http://www.youtube.com/watch?v=dxnDR1DOyX8[/embedyt]

Yazar

Gezdikçe; Dünyası büyüyor,hedefleri çoğalıyor, ön yargıları azalıyor, gönül zenginliği artıyor, ibret alıyor … Gezdikçe; Kendini keşfediyor, keşfettikçe başka eksiklerini görüyor, eksikleri farklı şeylerle tamamlıyor, tamamlarken öğreniyor, öğrenirken öğretiyor, öğretirken daha iyi anlıyor, daha iyi anladıkça daha çok öğrenmek istiyor, daha çok öğrenmek istedikçe gezme arzusu daha da artıyor… Geziyorum, tecrübe ediyorum ve bunları fotoğraflarımın yanında yazılarımla paylaşıyorum. Bu paylaşımın özünde, hayatımızı, çevremizi ve diğer tüm hayatları elimden geldiğince sosyal tarihin sayfalarına aktarmaya çalışıyorum… Aslında, geçici göç olarak tarif edebileceğimiz seyahat, İnsan hayatının başlangıcı ile sonu arasında devamlı bir biçimde var olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle, göç insanın kaderidir, demek yanlış olmayacaktır sanıyorum…