BEYPAZARI SEYAHATİ

BEYPAZARI SEYAHATİ

BEYPAZARI YOLU YAYLADAN GEÇER

Eylül ayında Ankara ve civar illerde seyahat ediyorduk 27 Haziran 2009 Cumartesi günü Beypazarı’na gelmiştik. Beypazarı’na Bolu, Seben ve Nallıhan yollarını geçerek varmıştık. Bolu’dan Seben ilçesine giderken, şehrin hemen çıkışında çok güzel bir Termal otel bulunmaktadır. Bu yol güzergâhının tamamı ormanlık alanda devam etmektedir. Gece Seben ilçesini ve Nallıhan ilçesini geçtikten sonra Sabah olduğunda Çayırhan beldesinde durduk. Çayırhan ilçesinde karşılaştığımız bir mahalle muhtarı ile sohbet ettik. Muhtar, Çayırhan beldesinin buraya sonradan taşındığını eski yerinde şimdi barajın olduğunu anlattı.

1600 yıllarında Osmanlı Vezirlerinde, Nasuh Paşanın, Nallı hanı, Beypazarı’ndaki Sulu hanı ve kalıntıları halen duran Çayır hanı yaptırdığını, Bu belde ismini şimdilerde yıkılmış olan Çayır handa aldığını, eski İstanbul, Şam-Bağdat yolunun buradan geçtiğini anlattı. Nallı hanın halen sapasağlam ayakta olduğunu, Beypazarı’ndaki Sulu Handa ise şimdilerde yenileme yapıldığını anlattı. Nallıhan İlçesinin adının nerden geldiğini şöyle anlattı; Köroğlu bir gün buradan geçerken bu handa konaklamış, sabah giderken atının nalı buradan düşmüş, Düşen bu nal daha sonra hanın kapısına çakılmış. İşte bu tarihten sonra bu hanın adı Nallıhan olarak anılmaya başlamıştır.

Bolu, Nallıhan ve Çayırhan civarında tam bir yayla havası var. Beypazarı ilçesine ilk defa gelmiştik. Beypazarı’nda ilçeyi ayaklar altında bırakan bir Hıdırlık tepesi vardır. Beypazarı İlçesi, Osmanlı zamanında sipahi yetiştirme merkezi imiş. Beypazarı’nda çok sayıda türbe ve Boğazkesen gibi kümbetler vardır. Beypazarı’nın evlerinin Temel ve zeminleri taş tan yapılmış üst duvarları ise içi kerpiçle doldurulmuş ahşap iskeletler halinde yapılmıştır. Beypazarı ilçesi Ankara’ya yaklaşık 100-Km. uzaklıktadır.

Beypazarı’nın menşur Güveci etli ve pilavlı olarak taş fırınlarda yapılmaktadır. Beypazarı sokaklarındaki her bir yiyecek tezgâhında Beypazarı kurusu bulabilirsiniz.

Beypazarı İlçesinde gümüşçü dükkânları oldukça çoktur ve çok çeşitli takıları çok hesaplı olarak alabilirsiniz. Beypazarı civarı çöl görünümünde bir coğrafyaya sahiptir. Coğrafyanın toprağı kumlu olduğu için bu yörede bol havuç yetiştirilmektedir.

Tarihi yerleri gezmeyi seviyorsanız, Polatlı yolu üzerinde GORDİON antik yerleşim yeri bulunmaktadır. Civarda çok sayıda Tümülüs bulunmaktadır. Burada ayrıca bir müze bulunmaktadır. Beypazarı ilçesinde gezmek hem çok hoş hem’ de gezip eğlenmeye kısa sürede doymak biraz zor. Beypazarı’nda çok sayıda yerli ve yabancı turistle karşılaştık. Beypazarı’nda hem tarihi, hem alışverişi, hem doyasıya gezmeyi ve sosyal yaşamı bir arada yaşarsınız.

A (75)Beypazarı

SEYYAR TEZGÂHTA ALIŞVERİŞ

28 Haziran 2009 Tarihinde Ankara ili Beypazarı İlçesinde bir seyyar tezgâhta hediyelik eşya almak için durduk. Tezgâhın üzerindeki hediyeliklere; Hem bakıyoruz, hem fiyatlarını soruyoruz, diğer yandan da kendi aramızda olur veya diğeri daha iyi gibi yorumlar yapıyoruz. Kendi aramızdaki konuşmaları; Tezgâhtar bizi yönlendirmesin  diye biraz şifreli birazda ağzımızın içinde konuşmak şekli ile sürdürüyorduk.(Bir nevi anlaşılmaz bir kuş dili konuşuyoruz) Ancak biz ne kadar anlaşılmaz konuşsak da TEZGAH sahibi hanımefendi her yorumumuza ve konuşmamıza tam cevap veriyordu. Bu durum dikkatimizi çekince, Tezgahtar hanımefendiye bizim her konuştuğumuzu anlıyor musunuz.? Dedim. Evet dedi. Çok şaşırmıştık…!!!

Bunun üzerine, peki dedik şimdi biz kendi aramızda bir yorum/konuşma daha yapalım, bakalım bunu da anlayacak mısınız. Biz tezgah ve hediyeliklerle ilgisi olamayan uzun ve çok karışık bir konuşma yaptık, Kadın konuşmamızı aynen tercüme etti. Sonunda Hanımefendiye peki siz nasıl anlayabiliyorsunuz bunları diye sorduk. Hanımefendi cevaben şöyle dedi; Çünkü benim eşimde aynen sizin gibi konuşuyor da…..! Sonunda hep beraber çok gülüştük ve helalleşerek ayrıldık. İşte Beypazarı ilçesi böylesine güzel ve özlenen bir yer.

A (70)Beypazarı

AYAŞ TUT FESTİVALİ

28 Haziran Pazar günü AYAŞ’ da Tut Festivali olduğunu biliyorduk. Festival etkinliklerini görmek için Pazar günü Ayaş ilçesine gittik. Gerçekten de tam bir köy havasında olan ilçenin merkezi çukur bir alanda yer almaktadır. O gün Hava açık ve serindi. Festivali bir gün boyunca yaşayıp etkinlikleri izlemiştik. Geçirdiğimiz çok güzel bir gündü. İnşallah herkese nasıp olur. Yeni bir seyahatname yazısında buluşmak üzere sağlık, sevgi ve muhabbetle kalın. Rıza Çubuk.

A (74)Beypazarı

a

Yazar

Gezdikçe; Dünyası büyüyor,hedefleri çoğalıyor, ön yargıları azalıyor, gönül zenginliği artıyor, ibret alıyor … Gezdikçe; Kendini keşfediyor, keşfettikçe başka eksiklerini görüyor, eksikleri farklı şeylerle tamamlıyor, tamamlarken öğreniyor, öğrenirken öğretiyor, öğretirken daha iyi anlıyor, daha iyi anladıkça daha çok öğrenmek istiyor, daha çok öğrenmek istedikçe gezme arzusu daha da artıyor… Geziyorum, tecrübe ediyorum ve bunları fotoğraflarımın yanında yazılarımla paylaşıyorum. Bu paylaşımın özünde, hayatımızı, çevremizi ve diğer tüm hayatları elimden geldiğince sosyal tarihin sayfalarına aktarmaya çalışıyorum… Aslında, geçici göç olarak tarif edebileceğimiz seyahat, İnsan hayatının başlangıcı ile sonu arasında devamlı bir biçimde var olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle, göç insanın kaderidir, demek yanlış olmayacaktır sanıyorum…