PÜTÜRGE SEYAHATİ

PÜTÜRGE SEYAHATİ

SEN EN İYİSİ  PÜTÜRGE’YE GİT SOR YOL KÖTÜ İSE DÖNERSİN
28 Haziran 2012 Tarihinde on beş günlük Türkiye turuna çıkmıştım.
Seyahatim Çorum ilinin Kargı ilçesinden başlamıştı. Kargıdan kuzeye yöneldim Sinop ilinin bazı ilçelerine seyahat ettikten sonra daha önce gitmediğim Samsun’ un güneyinde kalan ilçelerini ziyaret ettim ve sonra Erzincan, Erzurum doğrultusunda geçerek Ağrı, Van, Muş, Tunceli ve Elazığ’ı geriden bıraktığımda tarih 06 Temmuz 2012 olmuştu.  İşte bu uzun seyahat yolunu 10 günde geçebilmiştim.
M (10)Pütürge

GİZEMLİ İLÇELER

Ülkemizin her bir yeri ayrı güzel, ancak çok daha farklı yerler görmek için biraz zaman ayırmak ve özel olarak gidilmesi gereken özellikle, Kemah, Zara, Mesudiye, Durağan, Vezirköprü, Şebinkarahisar ilçelerimiz adeta gizemli ve çok özel ve güzel doğal güzellikler görülebilir yerler.
ÇÇorum/Kargı
ZAMAN PLANLAMASI
Seyahati yedi etaba bölerek planlamıştım. Günlük seyahat zaman planlamasını, sabah saatlerinde akşamın karanlığına kadar bulunduğum etaplara seyahat ettim, akşam saatlerinde gecenin ortasına kadar ise diğer etaplara yolculuk yaparak gerçekleştirmiştim.
M (2)Pütürge
İLK DEFA SEYAHAT ETTİĞİM ŞEHİRLER VE İLÇELER
Şehirlerarası geçiş yolları üzerinde bulunmayan ve ilk defa seyahat ettiğim; Kargı, Boyabat, Durağan, Vezirköprü, Lâdik, Kemah, Alucra, Şebinkarahisar, Mesudiye, İmranlı, Zara, Suşehri ve Mazgirt ilçeleri ile Ağrı, Van, Muş ve Tunceli şehirleri oldu. Turumun devam edeceği bundan sonraki yolunda sadece (Daha önce gitmediğim) Malatya ilinin Pütürge ilçesi ve Adana İlinin Karaisalı ilçesi kalmıştı.
E (25)Erzincan
MALATYA’ NIN YAYGIN BELDESİNE GELDİM VE DURDUM
Elazığ şehrini geride bırakarak 06 Temmuz 2012 Cuma akşam saatlerinde Malatya il merkezine girmeden sola devam eden Pütürge yoluna döndüm ve önüme ilk çıkan Yaygın kasabasında durdum. (Daha önceki harita incelemesinde aklımda kalan Pütürge ilçesini Kâhta ilçesine bağlayan yolun bir kısmının toprak yol olduğunu biliyordum.) Yanımdaki çok büyük haritayı incelemeye başladım, gerçekten ’de Pütürge ilçesini Kâhta ilçesine bağlayan yolun takriben 30 KM’ si toprak yol olarak gözüküyordu. Ancak elimdeki harita 1983 tarihli olduğu için bu yolun sonradan yapılmış olacağını düşündüm ve birilerine sorsam iyi olur diye düşündüm, Çünkü Bulunduğun yerden Pütürge takriben 60 KM uzaklıkta idi yol üzerindeki az sayıdaki esnaflara sordum, onlarda bilmiyoruz biz O yöne hiç gitmedik dediler. Bunun üzerine yola devam ettim, ancak tam karar veremediğim için yavaş yavaş ilerlerken, ne yapabilirim gibilerden düşünürken belki şoförler bilir, ben en iyisi karşıdan gelen arabalara sorayım dedim, bunun üzerine karşıdan gelen kırmızı renkli bir arabayı görünce işaret ettim araba durdu, İçinde iki kişi vardı. Şoför olan arkadaşa Pütürge ile Kâhta arasındaki yolun durumunu sordum. Şoför bilmiyorum ben hiç gitmedim dedi. Bende şimdi artık gece oldu, yol çok kötü ise veya kapalı ise ya da yolda yerleşim yeri az ise muhtemel bir arıza halinde problem yaşarım endişesi taşıyorum şeklinde karşılıklı sohbete daldık. Şoför konuşmayı sonlandıran kelimeleri tekrar etmeye başladı ve sözünü tam bitirmeden şoförün yanında oturan arkadaş öne doğru eğilerek bana; “ABİ SEN EN İYİSİ PÜTÜRGE’YE GİT ORADA SORARSIN YOL KÖTÜ İSE DÖNÜP GELİRSİN” deyince bende biraz gülerek “Abi bu Malatya aklı’ mı ? “ deyi verdim. Tabi şoförde gülmeye başladı. Sonra biri birimize iyi yolculuklar dileyerek ayrıldık.
M (27)Pütürge

O YOLU 380 GÜN SONRA GEÇTİM

Kırmızı araba ile ayrıldıktan sonra ben geri döndüm ve Adıyaman Gölbaşı yolunda devam ederek Adana iline ulaştım. Pütürge’yi pas geçmiştim. Tam 380 gün sonra 21 Temmuz 2013 Pazar günü gündüz saatlerinde O yolu geçmek mümkün oldu, yol NEMRUT DAĞININ kuzey yüzünde geçiyor ve gerçekten de yol hem toprak, hem dar ve hem de yer yer toprak kaymaları meydana gelmiş, çok yavaş ve dikkatle geçmek zorunda kaldım. Meğerki O arkadaşın söylediği gibi gece vakti Pütürge ‘ye gitse imişim 60 KM yolu gecenin geç vaktinde kat edip geri dönmek zorunda kalacakmışım. Sağlıkla kalın. Rıza Çubuk.
M (24)Pütürge-Kahta yolu

A

 

 

Yazar

Gezdikçe; Dünyası büyüyor,hedefleri çoğalıyor, ön yargıları azalıyor, gönül zenginliği artıyor, ibret alıyor … Gezdikçe; Kendini keşfediyor, keşfettikçe başka eksiklerini görüyor, eksikleri farklı şeylerle tamamlıyor, tamamlarken öğreniyor, öğrenirken öğretiyor, öğretirken daha iyi anlıyor, daha iyi anladıkça daha çok öğrenmek istiyor, daha çok öğrenmek istedikçe gezme arzusu daha da artıyor… Geziyorum, tecrübe ediyorum ve bunları fotoğraflarımın yanında yazılarımla paylaşıyorum. Bu paylaşımın özünde, hayatımızı, çevremizi ve diğer tüm hayatları elimden geldiğince sosyal tarihin sayfalarına aktarmaya çalışıyorum… Aslında, geçici göç olarak tarif edebileceğimiz seyahat, İnsan hayatının başlangıcı ile sonu arasında devamlı bir biçimde var olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle, göç insanın kaderidir, demek yanlış olmayacaktır sanıyorum…